|
MENAPOZDA SAĞLIK 
Dünyaya kadın olarak gelmek bir şanstır aslında. Her ne
kadar zaman zaman şikayetçi olsak da, yükümüz attığında omuzlarımızda. Özensek
de bazen erkeklerin bazı ayrıcalıklarına.
Ama inanın yine de kadın olmak güzeldir. Her ortama yumuşaklık katan
,güzellik katan, sevgi ve anlayış katan hep kadınlardır. Bir defa annelik
içgüdüsü vardır kadının. Çevresine bu içgüdü ile yaklaşır.
Peki hiç düşündük mü nedir bize bu özellikleri veren? Daha
barışçı, daha sevecen hatta fiziksel anlamda değil ama duygusal anlamda daha
güçlü kılan? 'Östrojen" dir işte bu mucizenin adı.
Östrojen bir hormondur aslında. Kadına kadın olmanın
fiziksel özelliğini katan, doğurganlığını sağlayan, cildine parlaklık veren,
saçlarına canlılık veren, kemiklerinin güçlü olmasını sağlayan, metabolizmasını
olumlu yönde etkileyen, yorgunluğa ,streslere dayanma gücü veren hep bu
hormondur.
Kadının yumurtalıklarından salgılan bu hormon ,ne yazık ki
ileriki yaşlarda vücudumuzda git gide
azalmaya başlar ve üretiminin durmasıyla
birlikte adet dönemi de biter. İşte biz bu döneme menapoz diyoruz. Her kadında
bu dönemin başlama yaşı farklı olmasına rağmen genelde kırklı yaşların sonuna
tekabül eder. İşte bu dönemde bu değerli
hormonumuzu kaybetmenin negatif etkilerini azaltmak için ne yapabiliriz?
Dışarıdan östrojen hormonu almak biliyorsunuz çok tartışılan bir konudur. Ancak
doktor kontrolünde ve belli süre için östrojen dışarıdan alınabilir. Geçtiğimiz
yıllarda" östrojen hormonu hayat boyu kullanılmalıdır" diye bir görüş ortaya
atılmıştı. Ama ne yazık ki artan meme kanserleri uyarıcı olmuş ve östrojen
hormonunun uzun süre kullanılmasının meme kanserine yol açabileceği ispatlanmıştı.
Bu nedenle çoğu araştırmacı 5 yıldan fazla kullanılmamasını önermektedir.
Özellikle anne veya kız kardeşte meme kanseri varsa bu hormonu kullanmak daha
büyük risk teşkil eder.
Bizler bu dönemde, kendimize her zamankinden fazla özen
göstermeliyiz. Kendimize daha çok vakit ayırmalıyız. Bir defa beslenme çok önemli. Artık eskisi gibi
canımız ne çekiyorsa onu yemek yerine daha sağlıklı beslenmeyi ön plana
çıkarmalıyız. Hepimiz biliyoruz ki şeker hastalığı,yüksek tansiyon, kalp
hastalıkları, kemik erimesi(osteoporoz) hep bu dönemde ortaya çıkan
hastalıklardır. Bu saydığım hastalıklar genetik yatkınlığı olanlarda daha çok
görülmesine rağmen çevresel faktörler yani kilo alma, egzersiz yapmama,düzensiz beslenme ve
stres ortaya çıkmalarını kolaylaştırır.
Kırklı yaşlar sağlık açısından dikkat edilmesi gereken yaşlardır. Meme
kontrolü, rahim ağzı kanser taraması, kemik erimesinin erken tanısı, gizli
şeker araştırması(eğer risk grubunda isek mutlaka yaptırmalıyız. ) Tiroid
kontrolü, kandaki kolesterol, trigliserid düzeyi. Bunlar 6 ayda bir yapacağımız
doktor kontrolünde doktorumuzun bize verdiği program dahilinde yapılmalıdır. Bu
şekilde herhangi bir rahatsızlık henüz
belirti vermeden erken dönemde yakalanabilir. Her türlü hastalık erken tanı
konduğunda daha kolay tedavi edilebilmekte ,bir de vücudumuz daha az zarar görmektedir.
Yine bazı doğal takviye edici ilaçlar da bu dönemde yine
doktorumuza danışılarak kullanılabilir. Örneğin Lecitin tablet soya fasulyesi
yağıdır. Hem metabolizmanın hızlandırılmasına yardım eder,hem de kolesterol
düşürücü etkisi vardır. Sarımsak hapları da yine bu yönde faydalıdır.
Omega3-6-9 dediğimiz balık yağları da yine kan yağlarını düşürmede yardımcıdır.
Alfa lipoik asit tabletleri cildimize parlaklık verir. Co enzim Q10 yine hem cilt için faydalıdır,hem
de kolesterol düşürücü ilaç kullananlarda ,ilacın yan etkilerine karşı
etkilidir. Bitkilerdeki östrojenler de menapoz dönemindeki sıcak
basması,terleme gibi bizleri rahatsız eden durumları hafifleticidir. Soya
fasulyesinde ,keten tohumunda doğal östrojen vardır. Yalnız şunu bilmeliyiz ki
doğal olsa da hiçbir destek tedavisi uzun süre kullanılmamalı ve yine
doktorumuzun görüşü alınmalıdır.
Sağlıklı günler dileğiyle...
Dr Sibel Siber
|