Mutfak sanatları Merkezi
  Alerjik Rinitler ve Tedavi Yöntemleri
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Kayıt ol! | Şifremi unuttum?


 

Op. Dr. Ahmet GÜLLE

             
           Alerjik rinit, günümüz çağdaş dünyasında en sık rastlanan alerjik hastalıktır ve nüfusun % 10 ila % 20'sini etkilemektedir.

             Böyle sabit bir artış hızı ile devam etmesi halinde, şehir nüfuslarının yarısının alerjinin herhangi bir türünden şikâyetçi olacağı tahmin edilmektedir.

         Rinit, nazal mukozanın yani burun içi dokuların, klinik olarak tespit edilebilen enflamasyonudur; şişlik ve ödemli halidir.

        Günlük olarak, yarım saatte bir ya da bir saatte bir hapşırma, burun kaşıntısı, burun boşalması ve tıkanmış  nefesin de dahil olduğu semptomların en az ikisinin birlikte gözlemlenmesi halinde, rinit tanısı koyulabilmektedir.

        Daha geniş bir anlamda, günde dört defadan fazla burun silmek ve/veya hapşırmak riniti işaret etmektedir

Alerjik rinitin tanımlanması: Burun mukozasında ve nazal kanallarda IgE aracılığı ile oluşan enflamasyon yani şişlik ve ödemdir.

Semptomları aşağıdaki gibidir:

  • burun kaşıntısı
  • hapşırma
  • burun akıntısı
  • burun tıkanıklığı
  • üst damağın kaşınması
  • göz kaşıntısı ve sulanma
  • koku hissinin kaybedilmesi


Allerjik rinitler genel olarak 2 gruba  ayrılmaktadır:

 

1- Mevsime bağlı - aralıklı alerjik rinit:

       Mevsime bağlı rinit olarak adlandırılan rinitin oluşmasından çok sıklıkla farklı ağaçların polenleri, çimenler, çiçekler ve yabani otlar sorumlu durumdadır.

2- Bütün yıl boyunca süren rinit (pereniyal rinit) :

     Perenniyal, sürekli alerjik rinit çoğunlukla ev tozları (maytlar), mantar sporları, kedi, köpek, kuş tüyleri, hayvan kürkü ve tüyleri ile tetiklenir.

       Alerjik rinitin tedavisi halen tam olarak çözülememiş olan bir konudur.

       Hastanın yaşadığı ortamdan tetikleyici solunum alerjenlerini tamamen  yok edebilmesi, sadece nadir durumlarda mümkün olabilmektedir.

       İlaç tedavisi yani anti alerjik ilaç ve spreyler, etkili ancak sürekli kullanmayı gerektiren bir seçenektir. İlaç tedavilerinin sınırları iyi bilinmektedir. Sürekli ilaç kullanımı gereksinimi vardır. Oysa hamilelikte, bazı hastalık durumlarında ilaç kullanmakta sakıncalar olabilmektedir. Ayrıca sürekli ilaç kullanmak da insanları bezdiren bir uygulamadır, İlaç yan etkileri konusu da tartışmalıdır.

      Aşı tedavisi, alerji tedavisinin temel yoludur. Ancak bazen alerjenin bulunamaması, veya bulunsa da çoklu alerjik etkenler olduğunda etkili bir şekilde uygulanamamaktadır. Ayrıca   gerek 3-4 yıl gibi çok uzun süreli olması, gerek uygulama zorlukları nedeniyle, gerekse aşıdan kaynaklanabilecek alerji riski nedeniyle bazen tercih edilmemektedir. Ayrıca pek çok kişide tedaviye rağmen büyük bir başarı sağlanamamaktadır.

          Birçok durumda, hastaların semptomları uygulanan ilaçların alınmasından sonra total olarak sona ermemektedir; buna bağlı olarak da her bir yeni tedavi yöntemi tıbbi açıdan büyük önem arz etmektedir. 
Araştırma çalışmaları, Rhinolight tedavisi süreci içinde, uygulanmış olan fototerapinin alerjik rinit şikâyeti olan hastaların semptomlarını önemli ölçüde düşürdüğünü göstermektedir.

            Alerjik rinit tedavisinde yeni ve alternatif bir tedavi yöntemi olan rhinolight, hiçbir komplikasyon ve yan etki olmadan uygulanabilmekte, etkin bir tedavi sağlayabilmektedir. Hamilelere dahi uygulanabilmekte, hiçbir sıkıntı ve risk yaratmamaktadır. Uzun süreli ilaç veya sprey kullanımına ciddi bir alternatif tedavi seçeneği sunmaktadır. 

 

 

 

 

 

 
 
Arçelik Mutfak
 
 

Weblica Internet Teknolojileri