|

Master Chef sevenlerine merhaba,
İsmim İpek Gürpınar ve diş doktoruyum. Sizinle bu web sitesi aracılığı ile zaman zaman düşüncelerimi paylaşacağım.
Yiyecekler ve Ağız
Bütün canlı yaratıklar gibi, biz insanlar da hayatta kalabilmek ve de hücrelerimizi yenilemek için gıda ve besine ihtiyacımız var. Bildiğiniz gibi çok geniş ve değişik gıda türü bulunur, bazıları daha sağlıklı , bazıları o kadar değil.
Yediğimiz yemek önce ağzımızdan geçtiği için, vücudumuzda ilk karşılaştığı yapı dişlerimizdir. Sindirim işlemi önce dişlerin yediğimiz yemeği kesip parçalayarak, tükürük yardımı ile de küçük parçalara bölmesiyle başlar. Dolayısıyla sindirim işlemi, yemeğin mideye gitmesinden önce, ağızda başlar.
Birçok gerekli olan fonksiyonları, ki bunların en başında çiğnemek, arkasından da konuşmak gelir, yapabilmek için sağlıklı diş ve damaklara ihtiyacımız vardır. Ayni zamanda sağlıksız ve dişsiz bir ağızla, sosyal ortamlarda bulunmak, şarkı söylemek veya öpüşmek kesinlikle aynı olmayacaktır!
Sağlıklı bir yaşam için sağlıklı beslenme şarttır. Birçok hastalıklara aslında, kötü yaşam stili ve kötü yeme alışkanlıklarının neden olduğunu görürsünüz. Kalp hastalıkları bunun iyi bir örneğidir. Sigara içmek, aşırı alkol tüketmek, sağlıksız yağlı gıdalar, taze sebze ve meyveden yoksun bir diyet ve hareketsiz bir yaşam stili, hepimiz için kalp ve damar hastalıkları riskini artırır.
Aynı şekilde, ağız sağlığımız için de, sağlıklı bir beslenme şekline ve doğru alışkanlıklara ihtiyacımız vardır.
Diş çürümesine, yemek yedikten sonra ağzımızda bulunan bakterilerin salgıladığı asitler neden olur. Hepimizin ağzında milyonlarca bakteri vardır. Bu bakteriler, zamanla, bazı gıdaların yardımıyla asit üreterek diş minesinin incelmesine ve dişin çürümesine neden olur.
Bu bakteriler bazı besinleri diğerlerine göre daha çok tercih eder: şekerli yemişler, kekler, çikolatalar ve şekerli içecekler. Kola gibi asitli içecekler de, bakterilere doğru zemin hazırlayarak erken diş çürümesine neden olur. Bu gıdalar aynı zamanda genel sağlığımız için de sağlıksızdır.
Dişlerin düzenli fırçalanması, biriken bakteri plağını temizleyeceği için çürümeyi önleyecektir. Uzun süre diş ve diş etlerinde bırakılırsa, diş çürümesine neden olan bu bakteriyel tabaka da asit ürettiginden, dişin çürümesine neden olur. Fırçalama işlemi, bu tabakanın zarar vermeye fırsatı olmadan temizlenmesini sağlar. Bakteriyel tabaka, aynı zamanda damakların şişerek kızarmasına (enflamasyon) ve damak hastalıklarına yol açar. Bu da, uzun zaman içinde dişlerinizi kaybetmenize neden olabilir.
Dişlerimizi günde iki defa etkili bir şekilde fırçalamamız gerekir; sabah ilk kalktığımızda ve akşam yatmadan önce. Yemek yedikten hemen sonra dişlerimizi fırçalamamalıyız. Yukarıda bahsettiğim gibi, ağzımızdaki asitler, yenilen yemeğin ağzımızdaki kalıntılarını yemeye başlayarak, diş çürümesine neden olacak asitleri üretmeye başlar. Dişlerin bu asitli ortamda fırçalanması, dişin yıpranmasına yol açar. Bu yüzden, tükürüğümüzün asiti nötrlemesi için 20-30 dakika bekledikten sonra fırçalama işlemini yapmalıyız.
Tükürük salgılaması uyku sırasında önemli bir şekilde azaldığından, dişinizi fırçalamak, yatmadan önce yapacağınız en son işlev olmalıdır. Tükürüğün asitleri nötrleme etkisi olduğundan, diş çürümesine karşı bir savunmadır. Bu savunma olmadığında, diş çürüme riski, uyku sırasında daha yüksektir.
Yemekten sonra şekersiz sakız çiğnenmesi, tükürük salgılanmasını arttıracağından, agızdaki asitler daha çabuk nötrlenir. Ağızdaki asitli ortam ne kadar kısaysa diş çürüme olasılığı da o kadar az olur.
Bu da bir başka önleyici öneriyi getirir: gün boyunca kaç defa yediğimiz ve içtiğimizin de önemi var. Ağzımızı sık sık bakteriyel asitli ortamda birakmamak için, yemek aralarında yediğimiz yiyecekleri sınırlandırmamız gerekir.
Genel kural, günde üç ana yemek ( kahvaltı, öğle ve akşam yemeği), ve 2 veya 3 ara yemektir. Meyve, yoğurt , şekerli yerine tuzlu yiyecekler gibi daha sağlıklı ara öğünler seçmeyi tercih etmeli ve kola gibi asitli içeceklerden de kaçınmalısınız. Bunun yerine su, ayran, taze saf %100 meyve suyu daha sağlıklı seçenekler olacaktır.
Kendinizi şımartmak için bir çikolata yemeye karar vermişseniz (ki bunu zaman zaman hepimiz yaparız :)), gün boyu az az yemektense, bir bitirimde tüketmeyi tercih edin. Bu şekilde ağzınızdaki asitli ortamı minimuma indirmiş olursunuz.
Diş çürümesi gibi önlenebilir bir hastalığı, diyetinizde yaptığınız sağlıklı seçimlerle ve doğru ağız hijyen alışkanlıkları ile engellemiş olacaksınız.
Dt. İpek Gürpınar BDS
Tel-0090 392 8152812

No documents found.
Toplam 0 başlıktan 0 - 0 arası gösteriliyor
Sayfa:
Özgeçmiş
İpek Gürpınar, 2001 yılında Londra'da Guy's Hastahanesi'nin Diş Fakültesinden mezun oldu. Ardından İngiltere'de çalişabilmek için gerekli 'Vocational Training' diye adlandırılan stajını Essex bölgesinde bir klinikte ve bölge hastahanesinde tamamladı. 2002 yılından 2007 yılına kadar olan sürede ise Kuzey Londra'da bir diş kliniğinde çalıştı. 2008'den itibaren de Kıbrıs'ta bulunmaktadır. 1 yıl Mağusa Tıp Merkezi Hastahanesinde çalıştıktan sonra, Girne'de SmileCare adlı diş kliniğini kurmuştur.
Hem Kuzey Kıbrıs Tabibler Birligi üyesi, hem de İngiltere Diş Tabibleri Birliği üyesidir. Bu üyeliğini devam ettirmek için mezuniyetinden sonra gerekli kurslara ve eğitimlere gerek İngiltere'de gerekse internet aracılığıyla Kıbrıs'tan da katılmaktadır. |