Mutfak sanatları Merkezi
  Gıdalar ve Besinler
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Kayıt ol! | Şifremi unuttum?


Gıda, vücudumuza  ısı ve enerji vermeye, büyümemizi ve hücrelerin yenilenmesini  ve de vücut fonksiyonlarının yönetilmesini sağlamaya yardımcı olan sıvı ve katı maddelere denir.

 

Bu maddeler besin olarak adlandırılırlar.  Bunlar başlıca şunlardan ibarettirler:

  • Proteinler           
  • Mineraller
  • Vitaminler          
  • Karbonhidratlar
  • Yağlar               
  • Su

 

Beslenme de, bu besinleri inceleyen bilim dalına verilen addır. Ancak besin değeri olan maddeleri  gıda olarak sınıflandırabiliriz.  Örneğin alkol enerji vermesine rağmen aynı zamanda bir uyuşturucu etkisi de olduğu için besin olarak sınıflandırılmaz.  Birçok gıdalar birden fazla besin içerirler; sadece birkaçı da, mesela şeker, sadece bir besini içerir.

 

İnsan vücudunun yediğimiz gıdalardan en iyi şekilde faydalanabilmesi için, yiyecekleri satın alan, saklayan, pişiren, servis yapan  ve de menüleri hazırlayan herkesin beslenme konusunda bilgili olması şarttır.

 

 

Çeşitli besinleri bulunduran gıdalar ve vücuttaki görevleri

BESİN BULUNDUĞU  GIDA VÜCUTTAKİ GÖREVİ
Protein Et, balık, tavuk, av hayvanı, süt,peynir,yumurta,baklagiller, tahı Dokuları geliştirmek ve yenilemek; biraz ısı ve enerji
Yağ Tereyağ, margarin, yemeklik katı ve sıvı yağlar, peynir, yağlı et, yağlı balık Isı ve enerji verir

Karbonhidrat

Un, unlu gıdalar ve tahıllar, şeker, şurup, reçel,bal, meyve ve sebzeler

Isı ve enerjı verir

A  Vitamini

 

 

Yağlı balık,balık yağı, süt ürünleri, havuç, domates, yeşil sebzeler

Büyümeye yardım eder; hastalığa karşı korur

Vitamin  B1- Thiamin

 

 

Maya, baklagiller, ciğer,  tam tahıl,  et ve maya

Büyümeye yardım eder; sinir sistemini güçlendirir

Vitamin  B2- Riboflavin

 

 

Maya, ciğer, et, et ürünleri, tam tahıllı gıdalar

Büyümeye yardım eder; enerji üretiminde yardımcı olur

Niasin ( Nikotinic Asit)

 

 

Maya, et,ciğer, et ürünleri, tam tahıllı gıdalar

Büyümeye yardım eder

C Vitamini- Askorbik Asit

 

 

Çilek, narenciye gibi meyveler, yeşil sebzeler, kök sebzeler, salata

Büyümeye yardımcı olur,  sağlığı teşvik eder

D Vitamini
(Günışığı
vitamini)

 

 

Balık  yağı, yağlı balık, süt ürünleri

Büyümeye yardım eder; kemikler ve dişlerin gelişimini sağlar

Demir

 

 

Yağsız et, sakatat, yumurta sarısı, tam tahıl unu, yeşil sebzeler, balık

Kan  yapar

Kalsiyum

 

 

Süt ve süt ürünleri, balık kemiği, tam tahıllı ekmek

Kemik ve dişlerin gelişimi, kan pıhtılaşımı, kasların çalışması

Fosfor

 

 

Ciğer ve böbrek, yumurta, peynir,ekmek

Kemik ve dişlerın gelişimi, vücut fonksiyonlarının idaresi

Sodyum (tuz)

 

 

Et, yumurta,balık, jambon, peynir

Kas kramplarını önler

Besinlerin Temel Fonksiyonları

               ENERJİ

BÜYÜME VE 
YENİLENME

VUCUT  
FONKSİYONLARININ İDARESİ

         Karbonhidratlar

             Proteinler

         Vitaminler

               Yağlar

             Mineraller

         Mineraller

             Proteinler

                   Su

             Su

 

 

 

PROTEİNLER

Protein bütün canlıların temel bir parçasıdır; dolayısıyla vücudun gelişimi ve de dokuların  kendini yenilemesi için gereklidir. Devamı için tıklayın...

YAĞLAR

Yağ, beslenmemizde çok önemli  olan yağ asitleri içerir.  Yenilebilen yağlar, gliseroldan ve üç ayrı yağ asidinden oluşur, ve de bunlar  trigliserid diye adlandırılırlar. Devamı için tıklayın...

KARBONHİDRATLAR

Karbonhidratlar bitkiler tarafından yapılırlar ve ya bitkiler tarafından enerji sağlamak için tüketilirler ya da hayvanlar veya insanlar tarafından enerji için yenirler.  Karbonhidratlar şeker moleküllerinden oluşurlar. Devamı için tıklayın...

VİTAMİNLER

Vitaminler az miktarlarda birçok yiyeceklerde bulunan kimyasal maddelerdir.  Yaşam için gereklidirler ve eğer beslenmemizde herhangi biri eksik ise hastalanırız.  Kimyasal madde oldukları için sentetik olarak da üretilebilirler. Devamı için tıklayın...

MİNERALLER

19 çeşit mineral element vardır, birçoğu vücut için cok az miktarlarda gereklidirler.  İnsan vücudu  bazı zamanlarda bazı minerallere daha fazla ihtiyaç duyar ve de normal beslenmede eksikliğini çekme tehlikesi doğabilir.  Kalsiyum, demir ve iyot eksikliğini duyabileceğimiz minerallerin başındadırlar.

Kalsiyum

Kalsiyum şunlar için gereklidir:

  • Kemiklerin ve dişlerin gelişimi
  • Kan pıhtılaşması
  • Kasların çalışması

Vücudun kalsiyumu kullanabilmesi icin D vitaminine ihtiyacı vardır.

Kalsiyum şu gıdalarda bulunur:

  • Süt ve süt ürünleri
  • Kutulanmış yağlı balıkların kemiklerinde
  • Yeşil sebzelerde
  • İçme suyunda
  • Kepekli ekmek ve kalsiyumu ilave edilmiş beyaz ekmek

Yapılan bazı araştırmalar bunu tavsiye etmediği halde genellikle una kalsiyum, demir, thiamin ve nikotinik asit ilave edilmektedir.

Kalsiyum ıspanak ve kahvaltılık tahıllarda bulunduğu halde vücut bunu çözülmüş olmadığı ve dolayısıyla ememediği için kullanamaz.

Kemik ve dişlerin gelişimi için gerekli oldugundan dolayı yeni doğmuş bebeklerin, ergenlik çağındaki gençlerin, hamile ve emziren annelerin kalsiyuma normalden daha fazla ihtiyaçları vardır.

Fosfor

Fosfor şunlar için gereklidir:

  • Kemiklerin ve dişlerin gelişimi (kalsiyum ve D vitamini ile beraber)
  • Beyin hücrelerinin yapısının kontrolü

Fosfor bu gıdalarda bulunur:

  • Karaciğer                                
  • Ekmek
  • Peynir
  • Yumurta
  • Böbrek
  • Balık

Demir

Demir kandaki hemoglobin üretimi için gereklidir ve dolayısıyla oksijen ve karbondiyoksitin  vücutta taşınmasında kullanılır.

Demir kaynakları şunlardır:

  • Yağsız et
  • Kepekli un
  • Sakatat
  • Yeşil sebzeler
  • Yumurta sarısı
  • Balık

Kolaylıkla et ve sakatattan emilen demirin, C vitamini olduğunda emilmesi kolaylaşır. Demir aynı zamanda içme suyunda bulunur ve yemekleri pişirdiğimiz metal kaplardan da elde edilebilir. Hemoglobinin kanda hep bir seviyede bulunması gerekir. Kan kaybı olduğu zaman da vücudun normalden daha fazla demire ihtiyacı olacaktır.

Sodyum

Tüm vücut sıvılarının sodyuma ihtiyacı vardır ve sodyum klorür şeklinde tuzda mevcuttur.   Fazla tuz  devamlı bir şekilde vücuttan  idrar yoluyla atılır.  Bunu böbrekler idare eder.   Terlediğimiz zaman da tuz kaybederiz, fakat bunu kontrol edemeyiz.

Son yıllarda bazı işlenmiş gıdalardaki sodyum oranlarının yüksekliğine dikkatimiz çekilmiştir.   Beslenmede alınan fazla tuz  yüksek tansiyon ve kalp hastalığına sebep olmaktadır.  Bu sağlık alanının kontrolu için bazı hükümetler işlenmiş gıdalardaki tuz oranlarını kontrol etmektedirler.

Birçok yiyecek tuzla pişirilir ya da sonradan tuzlanırlar ( domuz pastırması ve peynir) ve yahutta kendiliğinden tuzludurlar ( et, yumurta, balık ).  Fazla sodyum orta yaşlarda hipertansiyona ( yüksek tansiyona) yol açabilir.

İyot

İyot tiroid bezinin calışması için gereklidir. Tiroid bezi de temel metabolizmamızı regüle eder.

İyot kaynakları şunlardır:

  • Deniz mahsülleri
  • İyotlu tuz
  • Denize yakın yerlerden elde edilmiş içme suyu
  • Denize yakın yerlerde yetiştirilmiş sebzeler

Diğer Mineraller

Potasyum, magnezyum, sülfur ve bakır vücudumuzun ihtiyaç duyduğu bazı diğer minerallerdir.

Su

Vücudumuzda suyun görevi şunlardadır:

  • Vücut ısınının terleme ile  regüle edilmesinde
  • Tüm vücut sıvılarında
  • Metabolizmada
  • Hazmetmede
  • Dışkıda
  • Besinlerin emilmesinde
  • Salgılarda

Su kaynakları şunlardır:

  • Tüm içecekler
  • Meyve, sebze, yumurta ve et gibi yiyecekler
  • Oksitlenme ve metabolizmada yağ, karbonhidrat ve proteinlerin yakılıp enerji üretilmesinde bir miktar su oluşur.

PİŞİRMENİN BESİNLERDEKİ ETKİSİ 

Bazı yiyeceklerin taze yetiştirildikleri zaman, daha fazla bir hazırlıkları yapılmadan ve pişirilmeden yenmeleri en iyisidir.  Muz  gibi meyveler ve domates ve marul gibi sebzeler  örneğin bu kategoriye girer.  Pişirmek ve uzun sure muhafaza etmek bu tür yiyeceklerin besin değerlerini azaltır.

Bu yukardaki istisnalar haricinde birçok diğer yiyeceğin hazımı pişirmeyle daha kolaylaşır.

Protein

Protein ısıtılınca  pıhtılaşır ve küçülür.  Fazla pişirmek yiyeceğin görüntüsünü bozar örneğin çırpılmış yumurtayı pişirmekte olduğu gibi.  Bu aynı zamanda bazı vitaminlerin de bozulmasına sebep olur.   Isıtıldıkça yiyecekteki farklı proteinler farklı derecelerde pıhtılaşır ya da katılaşırlar, bu ısıların da üzerine çıkıldığında küçülürler.  Bu özellikle eti ızgarada pişirirken belirgindir.  Orta kıvamda pişmiş protein en kolay hazmedilenidir: hafif pişmiş yumurta çiğ veya katı haşlanmış yumurtadan daha kolay hazmedilir.

Karbonhidrat

Nişasta eğer tamamen pişmemişse tam olarak hazmedilemez. Örneğin yeterince pişirilmemiş ekmek ve hamur gibi.  Nişastalı yiyeceklerin hücrelerinde nişasta granülleri vardır.  Bunlar da seluloz duvarıyla kaplıdırlar. Pişirildikleri zaman ve ıslatıldıklarında bu duvar yıkılır ve nişasta hazmedilebilir hale gelir, buna nişastanın jelatinleşmesi denir.

Ekmeğin kenarı, tost ekmek, fırında kızarmış patatesler, ya da sütlacın üzeri kahverengileştiği zaman  nişastası dekstrin dediğimiz bir madde oluşturur  ve bu da daha tatlıdır.  Buna şekerin karamelleşmesi denir. Su ve sütle ısıtıldığı zaman nişasta jelatinleşir ve de yiyeceğin katılaşmasını sağlar.

Yağ

Pişirildiği zaman yağın besin değeri  etkilenmez.  Pişirme esnasında  bir miktar yağ yiyecekten akarak kaybedilebilir, örneğin eti ızgara yaparken olduğu gibi.

Mineraller

Mineraller pişirildikleri suda kaybolabilirler ve de yiyecekteki oranları azalabilir.  Bu suda çözülen mineraller için geçerlidir, örneğin tuz gibi, fakat kalsiyum ya da demir suda çözülmedikleri için pişirme sularında kaybolmazlar.

Demir

Demirden yapılmış tencerelerde pişirilen yiyeceklerden bu mineral elde edilebilir.  Yiyecekteki demir ise pişirmeden etkilenmez.

Kalsiyum

Yiyecekleri sert suda pişirmek yemekteki kalsiyum miktarını arttırabilir.

Vitaminler

  • A ve D vitaminleri pişirme sıcaklıklarına dayanıklıdırlar ve de pişirme esnasında zarar görmezler.
  • B1 vitamini ( thiamin ) yüksek ateşte ve karbonatta zarar görür.  Suda çözülür ve pişirmede yok olabilir.
  • B2 vitamini  ( riboflavin ) ısıyla kolayca zarar görmez fakat güçlü günışığında zarar görebilir.
  • C vitamini pişirildiği zaman ve de yiyecek sıcak bir yerde  bekletildiğinde bozulur.  Aynı zamanda suda çözülen bir vitamindir.  Yiyecekleri uzun bir zaman suda bekletmekle ve yiyeceği hırpalamakla da bozulabilir.  Yüksek pH’lı ortamlarda bu vitamin bozulduğu için yeşil sebzeleri karbonatlı suyla yıkamamak gerekiyor.

     

     

    GIDALARIN BESLENMEMİZDEKİ DEĞERLERİ

     

    Süt Ürünleri

     

    Bunlar çok önemli bir grup gıdadırlar.  Protein, karbonhidrat ve yağ içermekle kalmayıp iyi bir de kalsiyum ve vitamin deposudurlar.

     

    Süt

    Doğada süt genç hayvanvalar ve insanlar için her şeyi içeren tam bir besindir.  İnek sütü besin değeri açısından  insanlar için nerdeyse mükemmel bir gıdadır.

     

    Süt vücuda alındığı zaman pıhtılaşır.  Midede hazmı sırasında  renin adlı enzimle temas edince bu pıhtılasma olur.  Sütün ekşimesi de bakterilerin sütteki şeker laktoz üzerinde beslenmeleriyle olur.  Bundan laktik asit oluşur ve sütün katılaşmasını sağlar.

     

    Sütün muhteviyatı

    Aşagı yukarı sütün içeriği şöyledir:

    • Yüzde 87 su
    • Yüzde 3-4 arası protein ( çoğunlukla kasein)
    • Yüzde 3-4 arası yağ
    • Yüzde 4-5 arası şeker
    • Yüzde 0.7 mineral ( kalsiyum)
    • A, B ve D Vitaminleri ( vitamin miktari mevsimden mevsime ve hangi çeşit inek kullanıldığına göre ve de sütün korunma şekline göre de değişir)

     

    Süt protein içeriğinden dolayı büyümeyi sağlayan, yağ ve şeker içeriğinden dolayı  enerji  kaynağı ve vitamin ve minerallerinden dolayı da koruyucu  bir yiyecektir.  Yüksek oranda su içerdiğinden yeni doğmuş bebekler için iyi bir besin kaynağı olmasına rağmen, hayatın ilk aylarından sonra protein ve diğer besinlerin temel kaynağı olmak için pek de uygun bir gıda değildir.  Aynı zamanda demir ve C vitamini açısından da eksiktir.  Buna rağmen herkesin diyetine bir içecek olarak dahil edilebilir ve çeşitli şekillerde kullanılabilir.

     

    Kremasından arındırılmış yağsız sütün son zamanlarda popülaritesi artmaktadır.  Sadece kilolarına dikkat edenlere düşük kalorili bir alternatif sunmakla kalmıyor aynı zamanda zararlı hayvansal yağındanda arındırılmış oluyor.

     

    Krema

    Krema sütün yağıdır; kremadaki yağ oranı %18’den %60’a kadar değişir ve katılığı da buna bağlı olarak daha sıvı veya daha katı olabilir.  Krema enerji veren bir yiyecektir ve aynı zamanda A ve D vitaminlerini de bulundurur.  Kolayca hazmedilir çünkü içerdiği yağ molekülleri küçüktür.

     

    Tereyağ

    Tereyağ sütün yağından yapılır ve mevsimine göre A ve D vitaminleri içerir.  Krema gibi kolay hazmedilir.

     

    Tereyağının muhteviyatı

    Aşağı yukarı tereyağının içeriği şöyledir:

     

    • Yüzde 84 yağ
    • Yüzde 1 tuz
    • Yüzde 15 su
    • A ve D vitaminleri

     

    Tereyağ enerji veren bir yiyecekir ve A ve D vitaminleri içerdiğinden dolayı da koruyucudur.

     

    Peynir

    Peynir sütten yapılır; içeriği peynirin tam yağlı, yağsız ya da ekstra krema ilave edilmiş sütten  yapılıp yapılmadığına göre de değişir.

    Cheddar peynirinin içeriği aşağı yukarı şöyledir:

     

    • Yüzde 40 yağ
    • Kalsiyum
    • Yüzde 30 su
    • A ve D vitaminleri
    • Yüzde 25 protein.

     

    Peynirin besin değeri içerdiği çeşitli besinlerden dolayı çok iyidir.  Peynirdeki mineraller ise faydalıdırlar,  özellikle de kalsiyum ve fosfor.  Peynir de iyi bir A ve D vitamini kaynağıdır.

     

    İçerdiği protein, yağ, mineral ve vitaminlerden dolayı vücudun gelişmesini sağlayan, enerji veren ve de koruyucu bir yiyecektir.

     

    Peynir nişastalı yiyeceklerle ve  rendelendiğinde olduğu gibi küçük parçalar halinde yendiği zaman daha kolay hazmedilir.

     

    Margarin

    Margarin hayvansal ve/veya bitkisel  yağlardan ve de içine A ve D vitaminleri eklenmiş yağsız sütten üretilir.  İçeriği ve besin değeri tereyağınınkine benzer.

     

    Et, tavuk ve avlanan kuşlar

     

    Et, kas tellerinden  ibarettir.  Bunlar dana filetosunda olduğu gibi kısa ya da  butunda olduğu gibi uzun olabilirler.  Genelde kas telleri kısaldıkça  et de daha yumuşak ve kolay  hazmedilir olur.  Ama en çok farkı yaratan da pişirme metodudur.  Et kasların ortasından kesilerek çiğnenmesi ve hazmetmesi kolaylaştırılır. 

     

    Etin asılması onu daha yumuşak yapar; İçinde oluşan asit kas liflerini yumuşatır.  Eti pişirmeden evvel şarap ya da sirkede bekletmek onu daha yumuşak yapar ve de dolayısıyla daha kolay hazmedilir olur.  Pahalı et parçaları ucuz kesimlere kıyasla daha besleyici değildirler.

     

    Et iyi bir protein kaynağı olup, içerisinde  hayvanın cinsine ve kesilen parçaya bağlı olarak farklı oranlarda yağ, su, demir, ve thiamin içerir.  Kalsiyum ve C vitamini açısından zayıftır.  Domuz eti de genelde içerdiği thiamin açısından faydalıdır.  Kırmızı et  iyi bir demir kaynağıdır, tavuk ise özellikle derisi çıkarıldığında daha  az yağlı bir ettir.  Sonuç olarak tüm et çeşitleri vücudun gelişmesi için gerekli önemli bir gıdadırlar.

     

     

    Balık

     

    Et olarak hayvansal protein kaynağı olmasından dolayı faydalıdır.

     

    Farklı balıklardaki yağ oranı değişir: yağlı balıklarda yüzde 5-18 arası, beyaz etli balıklarda ise yüzde 2’den azdır.

     

    Kemikler de yendiği zaman  balıktan kalsiyum elde edilebilir ( kutulanmış sardalyla balığı ve somon gibi).

     

    Yağlı balıklar yağ içeriklerinden dolayı beyaz etli balıklara kıyasla daha zor hazmedilirler; kabuklu balıklar( deniz mahsülleri) de lifli olmalarından dolayı daha zor hazmedilirler.

     

    Balık vücudun  gelişmesi açısından faydalıdır ve bazı  balıklar ( yağlı balıklar ) daha fazla enerji verir ve de içerdikleri yağ ve A ve D vitaminlerinden dolayı da koruyucudurlar.

     

    Yumurta

     

    Yumurta  gelişmekte olan bir embriyo için gereken tüm besinleri barındırır.

     

    Yumurta beyazı albumin denen bir protein ihtiva eder ( albumenle karıştırılmasın albumen yumuta beyazına verilen bir diğer addır ). Yumurtanın beyazı sarısından iki kat daha fazladır.

     

    Beyazı aşağı yukarı 8’de 1 protein ve 8’de 7’i sudur.  Sarısı ise 3’de 1 yağ, yarı su, 6’da 1 protein ve A ve D, thiamin, kalsiyum, demir, sülfur ve fosfor gibi vitamin ve minerallerin karışımıdır.  Bütün bu faktörler  yumurtayı  büyütücü, koruyucu ve enerji sağlayan bir gıda yaparlar.  Yumurta aynı zamanda zengin bir de kolesterol kaynağıdır.

     

    Meyve

     

    Farklı meyvelerin içerikleri çok değişir:  avokadoda yüzde 20 oranında yağ vardır, fakat  birçok diğer meyvede ise hiç yoktur.  Olgunlaşmamış  meyvedeki karbonhidrat nişasta halindedir ve meyve olgunlaştıkca şekere dönüşür.  Meyvelerdeki seluloz ise lif  kaynağıdır.

     

    Meyve taşıdığı vitamin ve minerallerden dolayı değerlidir.  C vitamini bazı meyvelerde mevcuttur özellikle de narenciye türlerinde( portokal, greyfrut), kuşüzümü ve benzeri yaz meyvlerinde.  Kuru üzüm gibi kuru meyveler içerdikleri şekerden dolayı iyi bir enerji kaynağıdırlar fakat C vitamini içermezler.  Meyvedeki C vitamini meyve saklandıkça bozulur.  Donmuş mevyelerse C vitaminlerini korurlar.

     

    Meyvelerin İçerdikleri

    Meyveler aşağı yukarı şunlardan ibarettirler:

    • Yüzde 85 su
    • Yüzde 0.5 mineral
    • Yüzde 5-10 arası karbonhidrat
    • Değişen miktarlarda C vitamini
    • Yüzde 2-5 arası selüloz

     

    Çok az yağ ve protein birçok meyvede mevcuttur.  Meyveler  içerdikleri mineral ve vitaminlerden dolayı koruyucu bir gıdadırlar

     

    Çerezler

     

    Bunlar içerdikleri protein, yağ ve minerallerden dolayı oldukça faydalı gıdalardırlar.  Vejeteryanlar fındık fıstık gibi çerezler sayesinde diyetlerindeki proteini alırlar.

     

    İçerdikleri yağ ve selülozdan dolayı kolayca hazmedilemezler.

     

    Sebzeler

    Yeşil sebzeler

    Yeşillikler içerdikleri vitamin ve minerallerden dolayı çok faydalı gıdalardırlar ve dolayısıyla da koruyucu yiyeceklerdendirler.  Taşıdıkları en önemli mineraller demir ve kalsiyumdur.  Yeşil sebzelerde karoten bulunur ve bu vücutta A vitaminine çevrilir.

     

    Sebze ne kadar yeşilse besin değeri de o kadar yüksek olur.  Uzun zaman muhafaza edilen ya da ezilmiş zarar görmüş sebzeler  çabucak C vitaminlerini yitirirler.  Bu sebeple en erken zamanda tüketilmelidirler.

     

    Sebzeler aynı zamanda bağırsaklar için lif kaynağıdırlar.  Soğan ve pırasa da yeşil sebzedirler.  Soğanın temel işlevi lezzet katmaktır, daha fazla bir besin değeri yoktur.

     

     

     

     

    Kök sebzeler

    Yeşil sebzelere kıyasla birçok kök sebzede daha fazla nişasta ve şeker vardır.  Bundan dolayı birer enerji kaynağıdırlar.  Turpda az C vitamini vardır, havuç ve benzeri sarı renkli sebzelerde karoten vardır, bu da vücut tarafından A vitaminine dönüştürülür.

     

    Patates

    Patateste yüksek oranda nişasta ( yüzde 20) ve de derisinn altında az oranda protein vardır.  Çok tüketilmesinden dolayı az da olsa taşıdığı C vitamini açısından da beslenmemizde önemli bir gıdadır.

     

    Soğan

    Soğan epeyi tüketilen bir gıdadır.  Az miktarda şeker taşır fakat en önemli işlevi lezzetlendirmektir.

     

    Bezelye ve Bakla

    Bu sebzelerde karbonhidrat, protein ve karoten vardır.

     

    Tahıllar

    Bunlarda buğday ve buğday ürünleri vardır.

     

    Yüzde 60’dan 80’e kadar nişasta şeklinde  karbonhidrat içerirler ve de enerji kaynağıdırlar.  Hangi çeşit tahıl olduğuna göre de  yüzde 7 – 13 arası protein, yüzde 1-8 arası da yağ  içerirler.

     

    Taşda öğütülmüş ve kepekli unda epeyi B vitamini mevcuttur.  Diğer buğday unlarına ise B vitaminleri, demir ve kalsiyum eklenmektedir. 

     

    Yulafta iyi miktarda yağ ve protein mevcuttur.

     

    Beslenmemizdeki tüm tahıl ürünlerinden en önemlisi ise ekmektir.  İngilterede hükümet una kalsiyum, demir, thiamin, ve niasin ekleterek besin değerini arttırır.

     

    Şeker

    Birkaç çeşit şeker vardır; meyvedeki glikoz, sütteki laktoz  ve şekerkamışı ile pancar şekerindeki sükroz gibi.

     

    Vücudumuzun enerji ihtiyacının büyük çoğunluğunu şeker ile yağ karşılar. 

     

    Sakarin kimyasal olarak üretilen bir şekerdir ve besin değeri yoktur.

     

     

     

    Sıvılar

     

    Su

    Bazı sularda mineraller bulunur.  Sert kireçli sularda çözülmüş kalsiyum tuzları vardır.  Bazı yerler yerel su kaynaklarındaki mineral zenginlikleriyle tanınmıştırlar.  Şişelenmiş  doğal mineral içme suları yaygın olarak satılmaktadırlar.  Bu sular hem yemek endüstrisinde hem de evlerde sıklıkla kullanılmaktadırlar.   Bazı sularda doğal olarak florür bulunmaktadır ve bu da dişleri çürümelere karşı korumaya yardımcı olur.

     

    Meyve suları

    Son yıllarda karton kutularda hazır soğuk içecek olarak satılan meyve sularının tüketiminde müthiş bir artış olmuştur.  Bu içecekler uzun ömürlü olabiliyorlar ki böylelikle paketleri açılmadan çok uzun bir zaman dayanabiliyorlar.  Taze sıkılmış portokal suyu da etrafta bulabilecegimiz popüler bir içecek olmuştur.

     

    Meyve sularının besin değeri de bütün meyveninkine benzerdir.  Çünkü taze meyvenin suyunu sıkarak elde edilmişlerdir.  Son yıllarda hazır meyve sularının satışındaki büyük artış  bu içeceklerin kolay bir C vitamini kaynağı olmalarıdır ve de karton kutularda tüketime hazır bir şekilde, soğuk ve uzun ömürlü olarak satışa sunulmaları da bu kolaylıklarındandır.

     

     

    Çay, Kahve ve Kakao

    Çay ve kahvenin besin değeri yoktur, fakat içerdikleri kafein sinir sistemimizde bir uyarıcı etkisine sahiptir ve yorgun hissetmemizi önler.

     

    Kakaoda biraz yağ, nişasta ve protein vardır, aynı zamanda  biraz da B vitamini ve mineraller.

     

    Çay, kahve ve kakao süt ve şeker ile alındığı zaman  besin değerine sahiptirler.

     

    Alkollü İçecekler

    Alkol de bir yiyecek olarak düşünülmelidir çünkü vücudumuza enerji verir.  Şarabın verdiği enerji sütünkiyle aynıdır fakat sütteki besin değeri onda yoktur.  Alkol bir ilaçtır ve merkezi sinir sistemini etkiler.  Alkolün etkisi hafif bir uyarılma olabilir ya da uzun zaman aşırı tüketildiğinde ölüme sürükleyebilir.

     

     

     

     

 
 
Arçelik Mutfak
 
 

Weblica Internet Teknolojileri